KEMANDA ÇALMA TEKNİKLERİ


keman kursu
keman kursu

1. GİRİŞ

Kemanın ses rengi, kullanılabilen ses sınırı (dört oktav) ve müzikal düşünceleri anlatmaktaki ses çeşitliliği onu pek çok bestecinin en gözde çalgısı yapmıştır. Keman Kursu Yaylı çalgılar ailesinin en ifadeli, kıvrak ve ses rengi, tınısı ve ses olanakları açısından en virtüöz üyesi olan keman için bugüne kadar pek çok besteci eser yazmış ve değişik ses renkleri elde etmek için oldukça fazla çaba sarf etmişlerdir.

Keman yay ile çalınan bir çalgı olmasından dolayı sağ el tekniğini geliştirmek için birçok pedagog ve besteci farklı arayışlarla yay tekniklerinin ortaya çıkmasına önemli katkılarda bulunmuşlardır

Keman, ses üretimi ve tını yönünden bütün çalgıların en esnek ve en verimli örneğidir. Bu konuda neredeyse, insan sesine yaklaşır. Onyedinci yüzyıldan beri gelişen zengin bir keman edebiyatı, sanatçının eğitimini, parmaklarına ve yay hakim olmasını mümkün kılar.

Keman çalmada sağ ve sol elin kendi işlevlerine tam uyumuyla insan beyninin üst merkezlerinden gelen uyarılar, istenen tını, gürlük ve karakterde keman sesinin oluşumuyla sonuçlanır (Yüreğir, 1997).

Yay teknikleri, “yayın tel ile olan ilişkisi” çerçevesinde incelendiğinde,
araştırmacı Holm’un da (2001:6) kabul ettiği biçimiyle iki ana başlıkta ele alınmaktadır.

1.Tel üzerinde kalarak yapılanlar; Detaşe, Legato, Portato, Staccato, Martelé
2.Telden ayrılarak yapılanlar; Spiccato ve Sautillé.

Yay tekniklerinin “müziksel ifade” bağlamında incelenmesi ise daha farklı ve
ayrıntılı bir sınıflandırmayı gerekli kılmaktadır. Keman pedagoglarından Calvin Sieb’e1
göre, yay tekniklerinin sınıflandırılması 1. Detaşe 2. Martelé 3. Spiccato ve 4. Pizzicato
gibi dört ana başlık içermektedir. Bu dört ana başlık içinde, diğer ilgili yay teknikleri ve
çeşitlemeleri de yer almaktadır.

Bu sınıflandırmaya keman için yazılmış modern müziklerde kullanılan vurmalı
teknikler (el ve yay ile), arpej, akor ve tremolo gibi diğer çalma teknikleri de eklenerek,

1.1. Kemanın Gelişimi

Yaylı çalgılar temelde iki ayrı çalgının birleşiminden meydana gelmiştir. Bu
çalgılar, Lute ya da mandolin biçimindeki ilk biçim ile Welsh’lerden geldiği düşünülen
Crowth (düz- uzun ses kutusu olan telli bir çalgı) adlı -fidel ya da fides olarak da
adlandırılan- diğer ikinci tür çalgıdır.

Bu iki tip çalgının zaman içinde biçim değiştirmesi ve birleşimi, modern keman ailesinin doğmasını sağlamıştır. Kemanın mükemmel hale gelmesi İtalya’da 1600 yılları sırasında başlamıştır. Cremonalı çalgı yapımcıları Amati, Guarnerius ve Stradivarius 1600 ve 1700 yılları arasında ünlü çalgılarını yapmışlardır.

Orijinal lute ve Arap rebeck çalgılarına bakıldığında modern kemanın yuvarlaklığının buradan geldiği görülebilir. Kemanın düz biçiminin de yine rebeck çalgısının biçiminden geldiği görülebilmektedir. Fidula ya da vidula adı da
ortaçağ Latin kemanlarının (string) adıdır ve sonradan fiddle ve viola’ya dönüşmüştür.

Daha küçükler viola, violino, daha genişleri de violoncello ve viola de gamba olarak adlandırılmıştır. Ortaçağda sayıları 15-20 arasında pek çok yaylı çalgı türü vardı. 1600-1700 yıllarından sonra ise bu çalgıların bir kısmı gelişim göstererek günümüze kadar gelmiştir (Macdowel, 1912)

1.2. Modern Yayın Gelişimi

Fransız yay yapımcısı François-Xavier Tourte (1747 – 1835), modern yayın
kâşifi ya da yayın Stradivari’si olarak bilinmektedir. Kemana daha yeni ifade teknikleri
ve artikülasyon getirmiş, yaptığı çalışmalarla kemanın ses tınısında ve çalma tekniğinde
çok önemli etkiler oluşturmuş ve zaman içinde bir marka olmuştur.

Tourte, yay yapma işine babasının yanında çırak olarak başlamıştır. Babasının ölümünden sonra, keman
virtüözü G.B. Viotti ile işbirliği yaparak, klasik dönem içinde (1785-1790) yay formunda önemli değişiklikler yapmıştır (Anonim 1, 2008).k

Modern yayın ilk kez ortaya çıkması 1785 ya da 1786 yılları arasında olmuştur.
Tourte, Viotti’nin önerileriyle yayı geliştirmeye başlamıştır. Böylece bu iki meslek
adamı arasında büyük bir işbirliği yaşanmıştır (Anonim 2, 2008).

Yay ilk önce iki usta tarafından 74-75 santimetreye kadar uzatılmış ve ateşle
bükülerek kavislendirilmiştir. Tourte, bu yayı yapmak için pernambuko ağacını
kullanmıştır.

Bugün de pek çok profesyonel yay hala bu ağaçtan üretilmektedir. Tourte yayı, ilk modellerinde daha ağır, daha eğimli ve karşı dengeyi sağlamak için de daha ağır bir ökçeyle yapılmaya başlanmıştı. Yayda kullanılan kılların uzunluğu da genellikle 65 cm. ve denge noktası da ökçeden uca doğru 19 cm. olarak belirlenmişti. Giderek,
yayın kılları çubuğun sonuna ve çalıcıya en yakın yere kadar getirildi.

Son önemli değişiklik de Tourte tarafından ökçenin sonuna konan bir vida sayesinde yapıldı. Bu teknolojiyle yayın kılları çalıcı tarafından istenildiği kadar gerilebilir hale gelmiştir. Bu vida sistemi, günümüzdeki tüm yaylarda bulunmaktadır.

Bu yeni tasarım Louis Spohr tarafından da uygun bulunmuş ve Tourte yayları “normal bir ağırlıkta, yeterli bir ağaç esnekliği ve güzel bir eğimde ve bu sayede de ökçe ve uç arasında kılın yaya en yakın noktasının ortada olduğu bir yay” olarak tanımlanmıştır. Spohr ayrıca Tourte’in işçiliğini de çok doğru ve mükemmel olarak belirtmiştir.

Tourte’nin kariyerinin en yüksek zamanında, tek bir Tourte yayı 15 Louis d’Or2 (altın madeni para) değerindeydi. Tourte hatalı yaylarının hepsini imha etmiş ve geriye hatalı bir işçilik bırakmak istememiştir. Ürettiği yayları da hiçbir zaman vernikle cilalamamıştır.

keman kursu ankara ‘da , sizlere hizmet veriyoruz. 30 yıllık deneyimlerimizle keman dersi almak için hemen iletişime geçebilirsiniz. Keman kursu eğitimi için kursumuzu ziyaret etmeyi unutmayın.

Tourte’nin yay modeli, Dominique Peccatte, Nicolas Eury, Nicolas Maire, Francois Lupot, Nicolas Maline, Joseph Henry ve Jean Pierre Marie Persois gibi ustalar tarafından takip
edilmiştir (Anonim 1, 2008). 

Author: Ergün ÇAĞLAR

Ankara Devlet Oprera Orkestrası keman sanatçıları tarafından 1990 yılında kurulan Çağlar Müzik Kursu Ankara’nın en eski müzik kursu olarak 29 yıldır binlerce öğrenciyi sanatla tanıştırdı ve halen alanında profesyonel eğitmenlerle çalışmalarını sürdürmekte.

Leave a Reply